Bilmek ve Yapa-Bilmek

Otomobil için hız sınırı şehirler arası çift yönlü karayollarında 90 km/saattir.

Sigara içmek sağlığa zararlıdır.

Şeker sağlığa zararlıdır.

Bu saydıklarımızı bilmeyen var mı? Peki içimizden kaç kişi bu kuralları uyguluyor? Herhangi bir konu hakkında bilgi sahibi olmamız bildiğimizi hayata geçireceğimiz anlamına gelmiyor. Her davranışımızda iyi olabilmek, bildiklerimizi uygulayabilmek için 3 konuda da iyi olmamız gerekiyor.

  1. Bilgi
  2. Beceri
  3. Tutum

Yapabilmek= Bilmek+Beceri göstermek+Tutum sergilemek

diyebiliriz.

Peki tutumumuzu değiştirmek kolay mı? Beğenmediğimiz davranışlarımızı nasıl değiştirebiliriz?

Önce değişikliğin ne olması gerektiğini bilmek gerekiyor. “İyi iletişim kurabilmek için karşımdaki kişiyi iyi dinleyebilmek gerektiğini biliyorum.” dediğimde ilk adımı atmış oluyorum. İkinci adım dinleme becerisini sergilemek. Bunu da ne kadar çok tekrar edersem becerimi o kadar geliştirmiş olacağım. Başta iletişimde olduğum kişilerle bilinçli olarak kendimi dinlemeye yöneltebilirim, “acaba çok mu konuştum?”, “artık sussam ve karşımdakini dinlesem mi?” gibi sorularla. Becerimi geliştirmek için ne kadar çok uygulama yaparsam bu sorgulamanın olmadığı, artık bilinçsiz olarak karşımdakini dinlemek konusunda kendimi zorlamayacağım. Bu da becerimin artık tutumum haline geldiği an olacak.

Örneğimiz iyi bir sürücü olmak da olabilir. Önce bilgiyi edinmek gerekiyor. Aracı tanımak, debriyajı, vitesi, gazı, freni, trafik kurallarını, …. öğrenerek başlayacağız. Ne kadar sık araç kullanırsak araç kullanmak konusundaki becerimizi o kadar geliştireceğiz. Bir süre sonra vites değiştirirken hangi viteste olduğumuzu kontrol etmemiz gerekmeyecek ya da park ederken tedirgin olmayacağız.

Yapabilmeyi istediğimiz konu ne olursa olsun, bilgiyi edinip üzerine çalışmamız gerekiyor. Yetişkin öğrenmesinde Lombardo ve Eichinger’in 70:20:10 modeli bize eğitimin öğrenmemizdeki payının %10 olduğunu gösteriyor. %70 uygulamalar, işbaşındaki eğitimlerimiz-uygulamalarımız. Ne kadar çok çalışırsak o kadar iyi olduğumuz davranışlarımız oluyor.

2016 yılı bol uygulamalı bir yıl olsun, benim için öyle olacak.

Haydi şimdi öğrendiklerimizi uygulamaya!

2016’da kendinizden ne bekliyorsunuz?

Hiç merak ettiniz mi potansiyelimizin ne kadarını hayatımızda kullanıyoruz. Genellikle iş hayatında potansiyelimizin ne kadarını kullandığımıza dair ölçümler, grup çalışmaları ve testler-değerlendirmeler yapılıyor. Ve potansiyelimizi arttırmak ya da var olanı kullanmak için neler yapabileceklerimiz hakkında yazılar…

Amerika’da Hay Grup tarafından yapılan bir araştırmaya göre ;

  • 100 kişiden 40’ı iş arkadaşlarıyla birlikte çalışma becerisine sahip değil
  • Liderlik eğitimlerine harcanan paranın getirisi beklenenin çok altında
  • Yeni iş başvurusu yapanların sadece %19’u iş alışkanlıklarına ilişkin kendini disipline etme becerisine sahip
  • İnsanların %50sinden fazlası, işini öğrenmek ve geliştirmek konusunda istekli değil
  • İnsanların liderlik yeteneği, ekip çalışması, inisiyatif alma, değişime ayak uydurabilme yetkinliklerindeki yetersizlikler sebebiyle değişim girişimlerinin %70’inde beklenen sonuçlar sağlanamıyor

İş hayatında yapılan bu araştırmadaki kişiler özel hayatlarında da bambaşka birileri olmadıklarına göre özel hayatta da aynı davranışları sergilemeye devam ediyorlar.

*Ted Talks’ta John Gerzema yaptıkları araştırmalarda elde ettikleri verilerden bahsediyor. Erkeklerin kadınlar gibi düşünebilirse dünyanın daha iyi bir yer olacağını düşünenlerin oranlarını gösteriyor aşağıdaki grafik.

Burada bahsedilen aslında tüm kadınların ne kadar iyi davranışlara sahip oldukları değil. Daha kadınsı davranmak ile söylenmek istenilen empatik, sabırlı, esnek, sezgisel, işbirlikçi, sabırlı davranmak ve gelecek için plan yapmak gibi özellikler. Tüm bunlar duygusal zekanın bir parçası ve her şey kendimizi tanımakla başlıyor.

Gerek iş hayatında gerekse özel hayatımızda potansiyelimizi kullanmak için kendimizi tanımaya başlayalım. Empati yapabiliyor muyuz yoksa yaptığımızı mı sanıyoruz, yeterince esnek davranabiliyor muyuz, … Bu soruların cevaplarını vermeye başladığımızda artık hayatımızda fark yaratabiliriz.

Kendimizi tanıdığımızda;

  • İlişkilerimizi daha iyi yönetiriz
  • Değişime ayak uydururuz ve kendimizi değiştirmeye istekli oluruz
  • Stresle başa çıkabiliriz ve huzuru buluruz
  • Etrafa da pozitif enerji yayarız

Doris Mortman “Kendinizle barışana kadar sahip olduklarınızdan memnun olamazsınız” demiş. Kendinizle barıştığınız, yapabileceklerinizi ve beklentilerinizi belirlediğiniz, sonunda da bunları başardığınız bir yıl olsun.

*Kaynak: Ted Talks John Gerzema konuşması – https://www.youtube.com/watch?v=YxgTsyL4y0E