“Zaten sen de….” dememek için

Eleştirilmek bizi neden bu kadar rahatsız ediyor hiç düşündünüz mü? Toplum olarak neden eleştiriye bu kadar kapalıyız?

Hem açık iletişim kurmaktan bahsediyoruz hem de biri bize kızgınlığını ifade ettiğinde hemen kendimizi korumaya alıp savunmaya geçiyoruz. Eleştiri yapıyorum zannederken genelde karşıdaki kişinin canını yakıyoruz. Durumdan duyduğumuz rahatsızlığı anlatmak yerine ya karşı tarafı suçlamaya başlıyoruz ya da daha önce açık olmadığımız konuların da acısını çıkarıp kocaman bir liste sunuyoruz. Örneğin bir arkadaşınızla iki farklı konuda çalışacaksınız. Bir araya geldiğiniz zaman da kısıtlı. Konulardan biri konuşuldu diğerine zaman kalmadı, ama siz o ikinci konuyu daha çok önemsiyorsunuz. Ve bu olay birkaç kez tekrarlanıyor. Ne yaparsınız?

  • Açık iletişim kurmayıp içinizde o konuyu dallandırıp budaklandırmak
  • Bu olay birkaç defa tekrarlandıktan sonra “Eeee yeter ama hep senin konun,benim de bir konum var ona ne zaman sıra gelecek. Zaten sen hep böyle bencilsin….” diyerek veryansın etmek
  • “Hep önce senin konunu konuştuğumuz için ben sıra bana gelsin diye bekliyorum, senin yüzünden işlerim gecikiyor” demek
  • “İki saatimiz var, bu iki saati önceden planlamazsak konuşmamız gereken her 2 konuya da zaman kalmıyor, ben de bu nedenle gergin hissediyorum” demek

Son söylediğimizi yapabiliyorsak “Ben” dilini kullanarak bu ilişkide, karşıdaki kişinin davranışlarının bizim üzerimizdeki etkisinden bahsediyoruz. Yorumlarımızı karşıdakinin kişiliğine değil, davranışına yöneltiyoruz. Kişi, yargılanmadığı için karşı saldırıya geçme ya da kendini savunma yapma zorunda hissetmez.

Oysa sen diye başladığımız yorumlarda, suçlama ve yargı olduğu için kişide savunmaya neden olur, bu da bizi sağlıksız iletişime götürür ve çözüm sağlamayan bir çatışmaya sokar.

Sürekli yanlış anlaşılmalar yaşadığınız ya da problemleri bir türlü çözemeyen bir ekip arkadaşımız varsa “Ekipte bir tek seninle anlaşamıyorum,diğerleriyle gayet uyumlu çalışıyorum” dediğimizde karşıdaki kişiye nasıl bir geri bildirim vermiş oluyoruz?

Unutmayalım ki hepimiz birbirimizden farklıyız, her birimizi rahatsız eden durumlar birbirinden çok farklı olabilir. Açık iletişim kurabilmek için kızgınlığımızı, üzüntümüzü, endişemizi paylaşalım ve olumlu sonuçlar doğurmasını istiyorsak durumun bizi neden rahatsız ettiğini ortaya koyalım.

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s