BEYNİMİZ ve YAPABİLDİKLERİMİZ

Yeni bir şeyler öğrenmek, bildiklerimizi daha iyi yapabilmek için bazı adımları sırayla atmamız gerekiyor:

  • İstek
  • Bilgi
  • Beceri
  • Tutum

İstek, “0” ların başındaki “1” gibi. Baştaki “1” olmazsa elimizde bir hiç kalıyor. Öğrenmek, bildiklerimizi daha iyi yapabilmek için istekli olduk, sonra ne yapacağız?

İşin teorik bilgisini öğrenmek, öğrendiğimizi uygulamaya geçirmek ve sonrasında bunu sıklıkla tekrar ederek davranış, tutum haline getirebilmek. Araba kullanırken vites değiştirmeyi düşünerek yapmamak, piyano çalarken basmanız gereken notaların yerlerine değil müziğin ritmine odaklanabilmek gibi örnekler öğrenmemizin gerçekleştiğini gösteriyor.

Bu bilgi, beceri ve tutuma sahip olmak için neler olması gerektiğini ve sırayı yazmak çok kolay. Maalesef bu adımlarını atması gereken kişi biz olunca, iş o kadar kolay olmuyor. Burada da her şeyde olduğu gibi, bunun kolay olup olmayacağı da kendimizi tanımamızla ilgili. Tanıyorsak işimiz kolaylaşıyor, hangi adımda nereye basmamız gerektiğini biliyoruz ve attığımız adımlarda terslik çıkma olasılığını azaltıyoruz. Kendimizi tanımanın yanında uygulama kısmında birçok uzmanın söylediği efor-emek harcamamız gerektiğidir. 10.000 saat harcanması gerektiği ya da saat belirtmeksizin efor harcanması gerektiği söyleniyor.

Yeni bir şeyler öğrenmek, bunları hayata geçirmek, kullanmak beynimizi de bizi de değiştiriyor.

Bu konuyla ilgili harcamamız gereken emeğin ne olduğu ve beynimizin nasıl değiştiğini anlatan çok güzel bir video var, 18 dk bulduğunuzda izlemenizi tavsiye ederim.

 

 

Herkesin öğrenme yöntemi ve gereken tekrar sayısı farklı. Siz en iyi nasıl öğrendiğinizi araştırın. Beyniniz için sağlıklı olan bu davranışları tekrar edin ve sağlıklı olmayan davranışlardan vazgeçin.

Yaptığımız her şey, karşılaştığımız ve deneyimlediğimiz her şey beynimizi değiştiriyor.

İstediğiniz beyni ve bununla birlikte hayatı yaratmak sizin elinizde.

HADİ MOTİVE OLALIM!

Biz, en çok kendi sözümüzü dinliyoruz. Bu nedenle iç motivasyon önemli olan, başkalarının bizi motive etmesini beklemek yerine kendimizi motive etmek daha kolay.

Peki, nereden başlayacağız. Ne yapmak istediğimize karar vererek. İnsanların çoğuna hayattan, işten, arkadaşlıktan, … ne beklediğini, ne istediğini sorduğumuzda genellikle ne istemediklerini anlatırlar. Ne istediğimizi tanımlamak bu kadar zor mu?

Finansal olarak kendimi güvende hissetmek istiyorum.

Aileme daha çok zaman ayırmamı sağlayacak bir iş istiyorum.

Daha çok tatil yapmak istiyorum.

Örnekler çoğaltılabilir. Ne istediğimize karar verip bunu yukarıdaki örneklerde olduğu gibi olumlu olarak dile getirebiliyorsak ikinci adımı atmaya hazırız.

İstediğimizi gerçekleştirmek, gözlerimizi kapattığımızda geldiğimiz noktaya gelebilmek için neler yapmamız gerektiğini belirlemek. Ve bunların olabildiğince eğlenceli hale getirmeyi. Etkinlikleri, eğitimleri, aktiviteleri ne kadar eğlenceli hale getirirsek verimliliği hem zaman hem de kazanım açısından arttırmış olacağız. İşini eğlenceli hale getirmeye örnek olması için “Güzel Bir İşyeri Yaratmak” eğitimlerimde paylaştığım bir video var. Biraz abartılı olmakla beraber hepimiz işimizi eğlenceli ve kolay hale getirmek için uğraşırsak zaten motivasyonumuz kendiliğinden artacaktır.

İşimizin eğlenceli olmasının dışında yeni şeyler öğreniyor olmak da motivasyonumuzu arttırıyor. Sürekli öğrendiğimizi, geliştiğimizi hissettiğimiz bir işimiz, hayatımız varsa daha iyisini yapmak için çabamız, hevesimiz hiç tükenmiyor.

Eğlenerek öğrenerek çalışalım, yaşayalım… Gerisi kendiliğinden gelir.

5S – Tertip-Düzen-Temizlik mi?

Yalın Yönetim sisteminin araçlarından biri olan 5S in amacı nedir? Çoğunlukla yapıldığı gibi Yalın Dönüşüme başlama hevesinde olan firmaların veya yöneticilerin ilk başlaması gereken alan 5S çalışmaları mıdır?

Çalışmalara 5S ile başlayan ve bu araca tertip-düzen-temizlik misyonu yükleyen firmaların başarısız olduğunu görüyoruz. Çalışmanın yapılış amacını tam olarak anlamayan çalışanların, süreci benimsememesi, dolayısıyla çalışmalara gönüllü katılımı sağlamaması nedeniyle hep aynı duvarlara çarpıyoruz biz. Oysa ki 5S denetimleri yapılacağı zaman Paşa temizliği yaparak etrafın çiçek gibi olmasını sağlayan çalışanlara, işimizi daha kısa sürede-daha kaliteli ve daha düşük maliyetli olarak yapabilmek için 5Si kullanabileceğimizi gösterebilmeliyiz.

Italyan bir doktor ve eğitmen olan Maria Montessori tarafından geliştirilen Montessori eğitim sisteminin temelinde de çocuğun hayatını kolaylaştırmak yatıyor. Bu amaçla çocuğun kullanım alanındaki nesneleri çocuğun boyutlarına göre düzenlenmelidir ki çocuk günlük ihtiyaçlarını tek başına yardım almadan ve zorlanmadan yapabilsin. Nasıl ki bu düzenlemelerle çocuk daha özgür, mutlu ve özgüvenli hissediyorsa bizler de çalışma ortamımızı 5S ile bu amaçla düzenlediğimizde işimizi daha kolay yapabiliriz.

5S

Ayıkla

Düzenle

Parlat

Standartlaştır

Sürdür

adımlarına baktığımızda;

Ayıklama, işimize yaramayan malzeme ve ekipmanların ortamdan uzaklaştırılması ve daha geniş-ferah alana sahip olmak.

Düzenleme, geriye kalan işe yarayanları kullanım sıklıklarına göre işimizi kolaylaştıracak, aradığımızı en çabuk şekilde bulmamızı sağlayacak şekilde yerleştirilmesi.

Parlat, kullanacağımız malzemelerin temizliği.

Standartlaştırma, ayıklama, düzenleme ve parlatma işlerini hangi sıklıkla kiminle yapabileceğimizi tanımlamamız.

Sürdürme aşaması da yukarıda bahsettiklerimizi bir defalığına Paşalar için değil, sürekli olmasını sağlama adımı.

25 saniyede aşağıdaki sayıları 1 den 49 a kadar sıralayalım

Ne kadarını sıralayabildik? Yeterince hızlı mıydık? Daha hızlı yapabilmek ve 25 saniyede işimizi tamamlayabilmek için yapabileceğimiz neler var?

Ayıklama işleminden sonra tablo:

Düzenleme işleminden sonra tablo:

Şimdi hangi sayının nerede olduğunu da eksik olan sayının hangisi olduğunu da bulmak daha kolay.

Yaptığımız tüm çalışmalarda amacımız bu olmalı, en hızlı, en kaliteli ve en düşük maliyetle işlerimizi yapmak.

YALIN DEĞERLENDİRME

Yalın Düşüncenin temelinde İnsana Saygı ve Sürekli İyileştirme yatar. Yalın Şirket Değerlendirmesinde, bu 2 temel ögeden yola çıkarak şirketler faaliyetlerinin  ne olduğunu ortaya koyup bu faaliyetlerin Yalınlığını incelerler. İnsana Saygı, önce kendine saygı ile başlar.

Bu değerlendirmeyi, genellikle her bir faaliyet için alt soru başlıkları oluşturarak 4 üzerinden puanlama yöntemi ile yaparız.

Yıllık periyodik tekrarını yaptığımızda gelişim etkinliği kolayca izlenebilir. Bu çalışmanın en önemli faydalarından biri de şirket ortaklarına ve/veya üst yönetimine yapılan çalışmaların etkinliği hakkında objektif bir sunum ortaya koyması ve sonuçların değerlendirilmesine imkan vermesidir.

Şirketlerde yapılan çalışmaların ortaya konması ve gelişimi görmek için yaptığımız bu değerlendirme çalışmalarını kişisel gelişimimiz için de kullanabiliriz. Önemli olan bizim için önemli olan başlıkları ve bu başlıklar altında hangi soruları gündeme getireceğimize karar vermek. Tabi ki bu değerlendirme sonrasında eksik gördüğümüz yanların ortaya çıkması ve bunlar için kendimize aksiyon planı oluşturmak da bu değerlendirmeyi yapmanın ilerleyen aşamaları olmalı.

Yukarıda şirket için önerdiğimiz başlıkları kendi hayatımızda, kişisel gelişimimizde hangi başlıklarla yapabiliriz? Eğitim, Sürekli Gelişim, Sağlık, Aile ile Kaliteli Zaman, Sosyal Hayat, Sosyal Sorumluluk gibi başlıklar eklenebilir. Bunları da bizim için önemli olan alt sorularla zenginleştirerek önceliklerimizi değerlendirebilir, olduğumuz yeri ve gitmek istediğimiz yeri bilerek adım atabiliriz.

Yalın Değerlendirme, hem şirketler için hem de bizim için yol gösterici olabilir. Önemli olan araçları doğru ve etkin biçimde kullanabilmek.